Akupunktur, anksiyete yaşayan bazı kişilerde gerginlik, huzursuzluk, uykuya geçme güçlüğü ve stresle ilişkili bedensel yakınmaların hafiflemesine destek olabilir. Ancak anksiyete bozukluğunu tek başına kesin olarak ortadan kaldıran, panik atağı kalıcı biçimde bitiren veya psikoterapi ve gerektiğinde ilaç tedavisinin yerini alan bir yöntem değildir.
Bu nedenle akupunktur ile anksiyete tedavisi ifadesi, anksiyetenin yalnızca akupunktur iğneleriyle tedavi edilebileceği şeklinde anlaşılmamalıdır. Akupunktur; kişiye uygun bulunması durumunda psikiyatri değerlendirmesi, psikoterapi, uyku düzenlemeleri, stres yönetimi ve doktorun gerekli gördüğü diğer tedavilerle birlikte değerlendirilebilecek tamamlayıcı bir uygulamadır.
Yazının İçeriği
Akupunkturun anksiyete belirtileri üzerindeki etkisini araştıran bazı çalışmalarda olumlu sonuçlar bildirilmiştir. Bununla birlikte araştırmalar kullanılan noktalar, seans sıklığı, anksiyete türü, karşılaştırma grupları ve takip süreleri bakımından oldukça farklıdır. NCCIH, bazı çalışmalar olumlu olsa da mevcut araştırmaların genel olarak düşük kaliteli ve heterojen olması nedeniyle kesin bir sonuca varılamadığını belirtmektedir. NICE da yaygın anksiyete bozukluğunun rutin tedavisinde akupunkturu önermemektedir.
Anksiyete Her Zaman Bir Hastalık Anlamına mı Gelir?
Kaygı, insanın tehdit veya belirsizlik karşısında gösterebildiği doğal bir tepkidir. Önemli bir sınavdan, iş görüşmesinden, ameliyattan ya da hayatı etkileyen bir karar öncesinde endişe yaşanması tek başına anksiyete bozukluğu anlamına gelmez.
Kaygı çok yoğun hâle geldiğinde, kontrol edilmesi güç olduğunda, uzun süre devam ettiğinde veya kişinin iş, okul, aile ve sosyal yaşamını belirgin biçimde etkilediğinde profesyonel değerlendirme gerekebilir. Anksiyete bozukluklarında korku ve endişeye kas gerginliği, huzursuzluk, çarpıntı, terleme, mide-bağırsak yakınmaları ve uyku sorunları gibi bedensel belirtiler de eşlik edebilir.
Anksiyete bozuklukları tek bir tablodan oluşmaz. Yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluk, sosyal anksiyete, belirli fobiler ve ayrılık anksiyetesi gibi farklı durumlar bulunur. Kişinin yaşadığı kaygının türü ve altında yatan etkenler, uygulanacak tedaviyi doğrudan etkiler.
Anksiyete Hangi Belirtilere Yol Açabilir?
Anksiyete yalnızca “çok düşünme” veya “endişeli hissetme” şeklinde yaşanmaz. Zihinsel, duygusal, davranışsal ve bedensel belirtiler birlikte ortaya çıkabilir.
Sık görülebilen belirtiler arasında şunlar yer alır:
- Kontrol edilmesi zor ve tekrarlayan endişeler
- Sürekli kötü bir şey olacakmış hissi
- Huzursuzluk ve yerinde duramama
- Dikkati toplamakta güçlük
- Kolay irkilme
- Tahammülsüzlük ve çabuk gerilme
- Kaslarda sıkılık veya ağrı
- Çarpıntı ve kalp atışlarını belirgin hissetme
- Terleme ve titreme
- Nefes almakta zorlanıyormuş gibi hissetme
- Göğüste sıkışma
- Baş dönmesi veya sersemlik
- Mide bulantısı ve bağırsak alışkanlıklarında değişiklik
- Uykuya dalma veya uykuyu sürdürme güçlüğü
- Kaygı uyandıran yerlerden ve durumlardan kaçınma
Bu belirtiler başka sağlık sorunlarında da görülebilir. Çarpıntı, nefes darlığı, titreme, baş dönmesi veya göğüs ağrısının otomatik olarak anksiyeteye bağlanması doğru değildir. Özellikle yeni başlayan, şiddetli veya alışılmışın dışında seyreden belirtilerde fiziksel nedenlerin de değerlendirilmesi gerekir.
Stres ile Anksiyete Bozukluğu Arasındaki Fark Nedir?
Stres çoğunlukla belirli bir olay, sorumluluk veya baskıyla bağlantılıdır. İş yoğunluğu, aile sorunları, ekonomik güçlükler veya sağlıkla ilgili belirsizlikler stres tepkisini artırabilir. Stres kaynağı ortadan kalktığında yaşanan gerginlik genellikle azalır.
Anksiyetede ise kaygı her zaman açık bir tehditle sınırlı kalmayabilir. Kişi ortada belirgin bir tehlike bulunmadığı hâlde sürekli tetikte hissedebilir. Günlük olayların olabilecek en kötü sonuçlarına odaklanabilir ve endişesini durdurmakta zorlanabilir.
Bu ayrım her zaman kişinin kendi başına yapabileceği kadar net değildir. Kaygının süresi, şiddeti, kişinin günlük işlevleri ve kaçınma davranışları birlikte değerlendirilmelidir.
Akupunktur Anksiyetede Nasıl Değerlendirilir?
Akupunktur uygulamasında vücudun belirli noktalarına steril ve tek kullanımlık ince iğneler yerleştirilir. Kullanılacak noktalar kişinin belirtilerine, sağlık geçmişine, kullandığı ilaçlara, uyku durumuna ve eşlik eden hastalıklarına göre değişebilir.
Akupunkturun anksiyete üzerindeki muhtemel etkileri sinir sistemi, stres yanıtı ve kişinin bedensel gerginliği üzerinden açıklanmaya çalışılmaktadır. Ancak bu mekanizmaların klinik anksiyete bozukluklarını hangi ölçüde etkilediği kesin olarak ortaya konmuş değildir.
Uygulama sırasında sakin bir ortamda belirli bir süre dinlenmek de kişide geçici rahatlama oluşturabilir. Bu rahatlama değersiz değildir; ancak rahatlamanın tek başına anksiyete bozukluğunun tedavi edildiği anlamına gelmediği bilinmelidir.
Akupunktur planı hazırlanırken şu konular değerlendirilmelidir:
- Kaygının ne kadar süredir devam ettiği
- Belirtilerin günlük yaşamı nasıl etkilediği
- Panik atak bulunup bulunmadığı
- Uyku düzeni
- Çarpıntı, nefes darlığı ve kas gerginliği gibi belirtiler
- Kullanılan ilaçlar ve takviyeler
- Daha önce alınan psikoterapi veya psikiyatri tedavileri
- Gebelik durumu
- Kanama bozukluğu ve kronik hastalıklar
- Kendine zarar verme düşüncesi veya başka güvenlik riskleri
Her hastaya aynı noktaların uygulanması ya da muayeneden önce kesin bir seans sayısı verilmesi kişiye özel tıbbi değerlendirmeyle uyumlu değildir.
Akupunktur Anksiyeteyi Tamamen Geçirir mi?
Akupunkturun anksiyete bozukluğunu tamamen ve kalıcı biçimde geçirdiği söylenemez. Bazı kişiler uygulama sonrasında daha sakin hissettiğini, kas gerginliğinin azaldığını veya daha rahat uyuduğunu bildirebilir. Buna karşılık bazı kişilerde belirgin bir değişiklik görülmeyebilir.
2025 yılında yayımlanan sistematik derlemelerde akupunkturun yaygın anksiyete belirtileri açısından olumlu sonuçlar sağlayabileceğine ilişkin bulgular bildirilmiştir. Ancak araştırmalar arasında yöntemsel farklılıklar vardır ve sonuçların daha geniş, iyi tasarlanmış çalışmalarla doğrulanması gerekmektedir.
Bu nedenle akupunkturdan beklenen hedef; bütün kaygıların ortadan kalkması değil, uygun kişilerde tedavi sürecinin bazı yönlerine destek sağlanması olmalıdır.
Anksiyetenin Temel Tedavileri Nelerdir?
Anksiyete bozukluklarında en güçlü bilimsel desteğe sahip yaklaşımların başında psikolojik tedaviler gelir. Özellikle bilişsel davranışçı terapi, kişinin kaygıyı sürdüren düşünce ve davranış kalıplarını fark etmesine ve korkulan durumlarla daha sağlıklı biçimde yüzleşmesine yardımcı olabilir.
Belirtilerin türü ve şiddetine göre doktor tarafından ilaç tedavisi de değerlendirilebilir. Dünya Sağlık Örgütü, yaygın anksiyete bozukluğu ve panik bozuklukta bilişsel davranışçı terapi temelli psikolojik müdahaleleri önermekte; uygun yetişkinlerde seçici serotonin geri alım inhibitörü grubu ilaçların değerlendirilebileceğini belirtmektedir.
İlaç tedavisine başlanması, ilacın değiştirilmesi veya bırakılması yalnızca ilgili doktorun değerlendirmesiyle yapılmalıdır. Akupunktura başlandıktan sonra kişinin kendisini daha iyi hissetmesi, kullandığı ilacı kendi kararıyla azaltması veya bırakması için gerekçe değildir.
Akupunktur bu temel yaklaşımların yerine değil, uygun bulunması hâlinde tedavinin tamamlayıcı bir parçası olarak ele alınmalıdır.
Akupunktur Panik Atağı Durdurur mu?
Akupunkturun başlamış bir panik atağı anında ve kesin biçimde durdurduğu söylenemez. Panik atak; çarpıntı, nefes darlığı, terleme, titreme, göğüste sıkışma, baş dönmesi ve kontrolü kaybetme ya da ölme korkusu gibi belirtilerle ortaya çıkabilir.
Panik ataklar kısa süre içinde yoğunlaşabilse de benzer belirtiler kalp, akciğer, tiroit ve diğer sağlık sorunlarında da görülebilir. Özellikle ilk kez yaşanan, çok şiddetli seyreden veya kişinin önceki ataklarından farklı olan göğüs ağrısı ve nefes darlığı otomatik olarak paniğe bağlanmamalıdır.
Tekrarlayan panik ataklarda yalnızca atağın kendisi değil, yeni bir atak yaşama korkusu ve bu korku nedeniyle geliştirilen kaçınma davranışları da tedavi edilmelidir. Akupunktur bazı kişilerde genel gerginlik düzeyine destek olsa bile panik bozukluğa yönelik psikoterapi ve psikiyatri değerlendirmesinin yerini tutmaz.
Akupunktur Çarpıntı ve Nefes Darlığına İyi Gelir mi?
Anksiyeteye bağlı olduğu belirlenen çarpıntı ve nefes darlığı bazı kişilerde genel kaygı düzeyi azaldıkça hafifleyebilir. Akupunktur uygulaması da kimi kişilerde gevşeme hissine katkıda bulunabilir.
Bununla birlikte çarpıntı ve nefes darlığının nedeninin anksiyete olduğu varsayılmamalıdır. Kalp ritim bozuklukları, kansızlık, tiroit sorunları, astım, kullanılan ilaçlar, aşırı kafein tüketimi ve başka fiziksel durumlar benzer belirtilere yol açabilir.
Yeni başlayan, bayılma hissinin eşlik ettiği, egzersiz sırasında ortaya çıkan veya göğüs ağrısıyla birlikte görülen belirtilerde önce tıbbi değerlendirme gerekir.
Akupunktur Uyku Sorunlarına Destek Olabilir mi?
Kaygı yaşayan kişilerde zihnin sürekli meşgul olması, kas gerginliği ve gece boyunca tetikte hissetme uykuya dalmayı zorlaştırabilir. Bazı kişiler akupunktur seanslarından sonra gevşediğini ve daha rahat uyuduğunu ifade edebilir.
Ancak uyku sorununun yalnızca anksiyeteden kaynaklandığı düşünülmemelidir. Uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu, kullanılan ilaçlar, kafein, vardiyalı çalışma ve farklı ruhsal ya da fiziksel durumlar da uyku düzenini etkileyebilir.
Uykuda hissedilen iyileşme, anksiyete bozukluğunun tamamen tedavi edildiği anlamına gelmez. Uyku, kaygı düzeyi ve günlük işlev birlikte takip edilmelidir.
Anksiyete İçin Akupunktur Kaç Seans Uygulanır?
Anksiyete için herkes açısından geçerli sabit bir akupunktur seans sayısı bulunmaz. Seans planı belirtilerin süresine, kaygının şiddetine, kullanılan yönteme, eşlik eden sağlık sorunlarına ve kişinin verdiği yanıta göre değişebilir.
Bazı kişiler ilk uygulamalardan sonra geçici bir rahatlama hissederken bazı kişilerde belirgin değişiklik görülmeyebilir. Bu nedenle “üç seansta panik atak biter” veya “on seansta anksiyete tamamen geçer” gibi vaatler tıbbi açıdan gerçekçi değildir.
Süreç yalnızca kişinin seans sonrasında kendisini kısa süreli rahat hissetmesine göre değerlendirilmemelidir. Şu alanlardaki değişiklikler birlikte ele alınmalıdır:
- Kaygının günlük yaşamı etkileme düzeyi
- Kaçınma davranışları
- Uyku kalitesi
- İş ve okul işlevleri
- Panik atak sıklığı
- Bedensel gerginlik
- Psikoterapi sürecine devam durumu
- İlaçların doktorun önerdiği biçimde kullanılması
Belirli bir süre sonunda anlamlı fayda görülmüyorsa tedavi planı yeniden değerlendirilmelidir.
Kulak Akupunkturu Anksiyeteye İyi Gelir mi?
Kulak akupunkturunda kulak kepçesindeki belirli noktalara ince iğneler veya farklı uyarıcılar uygulanabilir. Anksiyete, stres ve ameliyat öncesi kaygı gibi alanlarda kulak akupunkturunu inceleyen çalışmalar bulunmaktadır.
Bununla birlikte mevcut bulgular, kulak akupunkturunun bütün anksiyete bozukluklarında tek başına etkili bir tedavi olduğunu göstermeye yeterli değildir. Araştırmalarda uygulanan noktalar, seans süreleri ve hasta grupları farklılık göstermektedir.
Kulak akupunkturu da psikoterapinin veya gerektiğinde uygulanan psikiyatrik tedavinin alternatifi olarak sunulmamalıdır.
Akupunktur İlaç ve Psikoterapiyle Birlikte Uygulanabilir mi?
Akupunktur, uygun kişilerde psikoterapi veya doktor tarafından planlanan ilaç tedavisiyle birlikte uygulanabilir. Ancak bütün uygulayıcıların kişinin kullandığı ilaçlardan ve devam eden tedavilerinden haberdar olması önemlidir.
Akupunktur psikoterapiyle aynı işlevi görmez. Psikoterapi; kişinin kaygı oluşturan düşüncelerini, kaçınma davranışlarını ve baş etme biçimlerini sistemli olarak ele alır. Akupunktur ise bazı kişilerde gevşeme, kas gerginliği veya stresle ilişkili bedensel belirtiler üzerinde tamamlayıcı destek sağlayabilir.
Kişi akupunktura başladığı için psikoterapi randevularını bırakmamalı veya psikiyatri ilacını kendi kararıyla değiştirmemelidir.
Akupunkturun Yan Etkileri Var mıdır?
Akupunktur, eğitimli ve yetkili bir uygulayıcı tarafından steril ve tek kullanımlık iğnelerle gerçekleştirildiğinde genel olarak düşük riskli kabul edilir. Buna rağmen tamamen risksiz değildir.
Uygulama sonrasında şu etkiler görülebilir:
- İğne yerinde kısa süreli ağrı veya hassasiyet
- Küçük morarma
- Hafif kanama
- Geçici sersemlik
- Yorgunluk
- Bayılma hissi
- Uygulama sırasında gerginliğin artması
Yoğun iğne korkusu bulunan kişilerde işlem kaygıyı artırabilir. Uygulama öncesinde bu durumun doktora açıkça anlatılması gerekir.
Steril olmayan iğneler enfeksiyona, hatalı teknik ise seyrek de olsa ciddi yaralanmalara yol açabilir. Güvenlik açısından uygulayıcının eğitimi ve sağlık kuruluşunun koşulları önemlidir.
Kimler İçin Ek Değerlendirme Gerekebilir?
Aşağıdaki durumlardan biri varsa akupunktur öncesinde ayrıntılı doktor değerlendirmesi gerekir:
- Gebelik veya gebelik şüphesi
- Kanama ya da pıhtılaşma bozukluğu
- Kan sulandırıcı ilaç kullanımı
- Bağışıklık sisteminin baskılanması
- Aktif enfeksiyon
- Uygulama bölgesinde yara veya cilt hastalığı
- Kontrolsüz kronik hastalık
- Kalp pili veya vücuda yerleştirilmiş elektronik cihaz
- Elektroakupunktur planlanması
- Yoğun iğne korkusu
- İğne uygulaması sırasında bayılma öyküsü
- Aktif madde veya alkol kullanım sorunu
- Mani, psikoz veya ağır depresyon belirtileri
- Kendine zarar verme düşüncesi
Bu durumların tamamı akupunktur için mutlak engel değildir. Uygunluk kararı kişinin sağlık durumu ve uygulanacak yöntem birlikte değerlendirilerek verilmelidir.
Hangi Belirtilerde Gecikmeden Profesyonel Yardım Alınmalıdır?
Anksiyete belirtileri kişinin güvenliğini tehlikeye atıyorsa akupunktur randevusunu beklemek doğru değildir.
Aşağıdaki durumlarda gecikmeden ruh sağlığı veya acil sağlık değerlendirmesi alınmalıdır:
- Kendine zarar verme ya da yaşamına son verme düşüncesi
- Başkasına zarar verme düşüncesi
- Gerçeklikle bağın belirgin biçimde bozulması
- Sesler duyma veya başkalarının görmediği şeyleri görme
- Günlerce çok az uyuma ve olağan dışı taşkınlık
- Kontrol edilemeyen ajitasyon
- Yemek yiyememe veya temel ihtiyaçları karşılayamama
- Alkol ya da madde kullanımında belirgin artış
- Şiddetli göğüs ağrısı, bayılma veya ciddi nefes darlığı
- Kişinin kendi güvenliğini sağlayamayacağını düşünmesi
Bu belirtiler bulunuyorsa en yakın acil sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kişi mümkünse yalnız bırakılmamalı ve güvenilir bir yakını durumdan haberdar edilmelidir.
İzmir’de Anksiyete İçin Akupunktur Araştırırken Nelere Dikkat Edilmelidir?
“İzmir akupunktur”, “İzmir anksiyete akupunktur” veya “İzmir’de akupunktur yapan doktor” şeklinde araştırma yapılırken yalnızca yorum sayısı, ücret veya hızlı iyileşme vaatleri dikkate alınmamalıdır.
Türkiye’de 28 Nisan 2026 tarihinde yürürlüğe giren güncel Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği kapsamında akupunktur hizmetinin yetkilendirilmiş koşullarda ve ilgili yetkinliğe sahip sağlık profesyonellerince sunulması gerekir. Sağlık Bakanlığı ayrıca ruhsatlandırılmış uygulama merkezi ve ünitelerine ilişkin bilgiler yayımlamaktadır.
Doktor ve klinik seçerken şu noktalar değerlendirilebilir:
- Uygulayıcının akupunktur alanındaki yetkinliği
- Uygulamanın yetkilendirilmiş sağlık kuruluşunda yapılması
- İşlem öncesinde ayrıntılı sağlık değerlendirmesi
- Anksiyete belirtilerinin süresi ve şiddetinin sorgulanması
- Kullanılan psikiyatri ilaçlarının dikkate alınması
- Kendine zarar verme riskinin değerlendirilmesi
- Steril ve tek kullanımlık iğne kullanılması
- Kesin iyileşme veya sabit seans garantisi verilmemesi
- Gerektiğinde psikiyatri ve psikoloji uzmanlarıyla birlikte hareket edilmesi
- Akupunkturun psikoterapinin yerine geçirilmemesi
Uzm. Dr. Nilüfer Aslankara Soy ile yapılacak değerlendirmede anksiyete belirtileri, kullanılan ilaçlar, daha önce alınan tedaviler ve eşlik eden sağlık sorunları birlikte ele alınmalıdır. Akupunktur planlanacaksa uygulamanın amacı ve sınırları kişiye açık biçimde anlatılmalıdır.
Anksiyete Sürecinde Akupunkturdan Ne Beklenebilir?
Akupunktur bazı kişilerde genel gerginliğin, kas sıkılığının, uykuya geçme zorluğunun veya stresle ilişkili bedensel belirtilerin hafiflemesine destek olabilir. Ancak anksiyete bozukluklarını kesin olarak ortadan kaldıran veya herkes için aynı sonucu sağlayan bir yöntem değildir.
Anksiyete tedavisinde gerçekçi hedef kişinin bütün kaygılardan tamamen arındırılması değil, kaygıyla daha işlevsel biçimde baş edebilmesi, kaçınma davranışlarının azalması ve günlük yaşamını sürdürebilmesidir.
Akupunktur uygulanacaksa psikoterapi, psikiyatri takibi ve kişinin diğer tıbbi tedavileriyle uyumlu biçimde planlanmalıdır. Kaygının giderek ağırlaşması, günlük yaşamın belirgin biçimde bozulması veya güvenlik riski oluşması durumunda ruh sağlığı değerlendirmesi geciktirilmemelidir.
Akupunktur ile anksiyete tedavisi hakkında sık sorulanlar
- Akupunktur anksiyeteye iyi gelir mi?
Akupunktur bazı kişilerde gerginlik ve anksiyeteyle ilişkili bedensel belirtilerin hafiflemesine destek olabilir. Ancak mevcut bilimsel kanıtların kalitesi sınırlıdır ve uygulama herkeste aynı etkiyi oluşturmaz.
- Akupunktur anksiyeteyi tamamen geçirir mi?
Hayır, akupunkturun anksiyete bozukluğunu tamamen ve kalıcı biçimde geçirdiği söylenemez. Psikoterapi ve gerektiğinde ilaç tedavisi temel tedavi seçenekleri olmaya devam eder.
- Akupunktur panik atağa iyi gelir mi?
Akupunktur bazı kişilerde genel kaygı ve gerginlik düzeyine destek olabilir. Başlamış bir panik atağı kesin olarak durdurduğu veya panik bozukluğu tek başına tedavi ettiği söylenemez.
- Akupunktur stres hormonlarını azaltır mı?
Akupunkturun stres yanıtıyla ilişkili fizyolojik süreçler üzerinde etkileri olabileceği araştırılmaktadır. Ancak klinik anksiyete tedavisindeki faydayı yalnızca “stres hormonlarını düşürme” açıklamasıyla kesinleştirmek doğru değildir.
- Anksiyete için akupunktur kaç seans uygulanır?
Herkes için geçerli sabit bir seans sayısı yoktur. Seans planı belirtilerin süresi, şiddeti, sağlık geçmişi ve uygulamaya verilen yanıta göre belirlenir.
- Akupunkturun etkisi ne zaman başlar?
Kesin bir başlangıç süresi verilemez. Bazı kişiler ilk uygulamalardan sonra geçici rahatlama hissederken bazı kişilerde belirgin bir değişiklik oluşmayabilir.
- Kulak akupunkturu anksiyeteye iyi gelir mi?
Kulak akupunkturunun kaygı üzerindeki etkisini inceleyen çalışmalar vardır. Ancak mevcut bulgular yöntemin bütün anksiyete bozukluklarında tek başına etkili olduğunu göstermeye yeterli değildir.
- Akupunktur çarpıntıyı azaltır mı?
Anksiyeteye bağlı olduğu belirlenen çarpıntı, kaygı düzeyi azaldığında hafifleyebilir. Yeni başlayan veya göğüs ağrısı, bayılma ve nefes darlığıyla birlikte olan çarpıntıda önce tıbbi nedenler araştırılmalıdır.
- Akupunktur uykuya yardımcı olur mu?
Bazı kişiler akupunktur sonrasında daha rahat uyuduğunu bildirebilir. Uyku bozukluğunun nedeni araştırılmalı ve görülen rahatlama anksiyetenin tamamen tedavi edildiği şeklinde yorumlanmamalıdır.
- Akupunktur psikoterapiyle birlikte uygulanabilir mi?
Evet, uygun kişilerde birlikte değerlendirilebilir. Akupunktur psikoterapinin yerini almaz ve psikoterapi randevularının bırakılması için gerekçe değildir.
- Akupunktur anksiyete ilaçlarıyla birlikte uygulanabilir mi?
Uygunluk doktor tarafından değerlendirilmek koşuluyla birlikte uygulanabilir. Kullanılan ilaçlar akupunktur uygulayıcısına bildirilmeli ve ilaçlar doktor önerisi olmadan değiştirilmemelidir.
- Akupunktur anksiyete ilaçlarının bırakılmasını sağlar mı?
Akupunkturun ilaçları bırakmayı garanti ettiği söylenemez. İlaç azaltma veya bırakma kararı yalnızca tedaviyi düzenleyen doktor tarafından verilmelidir.
- Uzm. Dr. Nilüfer Aslankara Soy anksiyete için akupunktur uyguluyor mu?
Uzm. Dr. Nilüfer Aslankara Soy ile yapılacak tıbbi değerlendirmede anksiyete belirtileri için akupunkturun uygunluğu ele alınabilir. Uygulama planı; belirtilerin düzeyi, kullanılan ilaçlar, mevcut psikoterapi veya psikiyatri takibi ve kişinin genel sağlık durumu değerlendirilerek oluşturulmalıdır.